100 yıl yaşamanın sırrı bu yiyeceklerde... Uzun bir yaşamın sırrı, en çok arzulanan hayallerin başında geliyor. Yeni yapılan araştırmalarla, bu gizem biraz daha aralanıyor. Ancak bazı insanlar, kolaylıkla bir asırı deviriyor. Onların sırrı ne?
Uzun bir yaşamın sırrı, insanoğlunun en çok peşinden koştuğu hayallerin başında geliyor. Bilim ilerledikçe, her gün yapılan yeni yapılan araştırmalarla, bu gizem biraz daha aralanıyor. Ancak bazı insanlar, çok çaba göstermeden bir asırı deviriyor. Peki onların sırrı ne?
Bazı bilimadamları, coğrafi bölgenin bunda etkisi olduğunu düşünüyor. Örneğin, Japonya’nın Okinawa Adası, dünyada yaşları 100’ün üzerinde olan en çok insanın yaşadığı yer. Uzmanlara göre bunun nedeni, ada sakinlerinin Japon mutfağına özgü az yağlı ve sebze ağırlıklı beslenme alışkanlıkları. Ancak dünyanın birçok bölgesinde de yaşları 100’ün üzerinde olan insanlar yaşıyor.
Dünyanın saygın bilim kuruluşlarından İngiltere Beslenme Kurumu’ndan (British Nutrition Foundation), diyetisyen Dr. Elizabeth Weichselbaum 100 yaşını geçen insanlardan on tanesiyle bir görüşme yaptı. Ve nasıl bu kadar uzun yaşadıklarının cevabını bulmaya çalıştı.
İşte sonuçları:
1. BALIK
115 yaşındaki Danimarkalı Hendrikje van Andel-Schipper’a göre uzun yaşamasının sırrı her gün yediği ringa balığı ve içtiği bir bardak portakal suyu. Balık Omega 3 yağı bakımından çok zengin ve özellikle kalp ve damar hastalıklarını önleyici bir yapıya sahip. Portakal suyu ise vitamin C ve antioksidan bakımından zengin.
2. TAZE SEBZE
120 yaşındaki Arap asıllı İngiliz Mariam Amash, uzun ömürlü olmasını bolca sebze yemesine bağlıyor. Dr. Weichselbaum’un, günlük beslenme listemize çeşitli vitamin ve minareller içeren sebzeleri de dahil etmemiz şart. Sebzeler, kalp krizini önlüyor ve kansere karşı koruma sağlıyor.
3. ÇOK AZ ŞEKER
114 yaşındaki Japonyalı Mitoyo Kawate düzenli olarak geleneksel vanilyalı kek (şeker, su, tereyağ ve vanilyadan yapılan) yediğini söylüyor. Dr. Weichselbaum’a göre Kawate’nin uzun yaşamasına asıl sebep kek değil fakat düzenli olarak ancak kararında şeker tüketmesi.
4. AZ ALKOL
İskoçya’da 113 yaşında vefat eden Lucy d’Abreu, her gün zencefilli konyak içtiğini söyledi. Dr. Weichselbaum az tüketilen alkolün kalp krizi riskini azalttığını ama bunun yanında bazı kanser türlerinide tetiklediğini belirtiyor. Belki de Lucy’nin asıl sırrı zencefildi.
5. EGZERSİZ
Ukraynalı Hryhoriy Nestor’un en sevdiği yemek, ekmek arası atıştırma. Bol bol Lahana, patates ve balık da yediğini söyleyen Nestor, bunun yanında hiç evlenmediğini ve Ukrayna’daki çiftliğinde aktif bir hayat sürdürdüğünü ve çok hareket ettiğini söylüyor.
6. EKMEK
111 yaşına kadar yaşayan İngiliz Ada Mason’un torunu, annanesinin her öğünde bol bol ekmek yediğini söyledi. Mineral açısından zengin olan ekmek, uzun yaşamın nedeni olmasa da yardımcısı olmuş olabilir.
7. TAHIL
Her sabah bir İskoç geleneği olan yulaf lapasını yiyen 111 yaşındaki Annie Knight, uzun yaşamasını bu alışkanlığına bağlıyor. Dr. Weichselbaum göre ise yulaf lifli yapısıyla sağlığına çok yararlı.
8. TAVUK
114 yaşına kadar yaşayan Yukichi Chuganji fazla sebze yememesine rağmen uzun ömrünü her gün yediği haşlanmış tavuğa bağlıyor. Dr. Weichselbaum’a göre pilavın içinde vitaminler, minareller ve nişasta bulunuyor. Ama pilavla sebze de yemek gerekiyor.
9. PEYNİR
Kazakistan’da yaşayan Sakhan Dosova 130 yaşına daha yeni bastı ve dünyanın en yaşlı insanı olarak rekor kırdı. Tatlıdan uzak duran Dosova, bunun yerine bolca süzme peynir yiyiyor. Dr. Weichselbaum süzme peynirin diğer peynirlere nazaran daha az yağlı olduğunu ve kalsiyum açısından da zengin bir besin olduğunu söylüyor.
10. SÜT
116 yaşındaki Ekuadorlu Maria Esther uzun yaşamasının sebebinin içtiği keçi sütü olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre, süt kemiklerin içerdiği kalsiyum ile kemiklerin zedelenmesini ve güçsüzlenmesini önlüyor. Böylece, yaş geçse bile, insan daha dinamik ve sağlıklı bir yaşam sürebiliyor.
İngiliz The Sun gazetesi de, daha uzun ve sağlıklı bir ömür sürmenin “sosyal sırlarını” ortaya çıkarmak için yüzlerce bilimsel araştırmanın sonuçlarını inceledi. İşte 100 yaşına kadar yaşamak için diğer ipuçlar:
EVLİLİK: Kadınlara 2 yıl, erkeklere 7 yıl daha uzun bir yaşam vaat ediyor. Mutlu bir evlilik çiftlerin erken ölüm riski yüzde 27 azaltıyor.
ARKADAŞLAR: İyi bir arkadaş ortamı yaşam süresini yüzde 22 oranında artırıyor.
ÇOCUKLAR: Çocukları olan kadınların, 100 yıl yaşama şansı diğerlerine oranla 4 kat fazla.
GENÇ ANNE: Annesi 25 yaşın altında doğum yapan çocukların 100 yaşına kadar yaşama şansı 2 kat fazla.
CİNSEL YAŞAM: Düzenli bir cinsel yaşam ömre 7 yıl katabilir.
ANNEYLE İLİŞKİLER: Annenizle iyi anlaşmak alkolizm, tansiyon ve kalp hastalığı riskini azaltıyor.
STRES: Hayata olumlu bakmak kalp hastalığı riskini yüzde 50 azaltıyor. Ayrıca 100’ü devirme şansları 3 kat artıyor
KOMEDİ FİLMLERİ: Stres hormonu kortizol seviyesini düşmesine neden oluyor.
BULMACA: Düzenli olarak bulmaca çözenler daha uzun ve sağlıklı yaşıyor.
GAZETE: Her gün gazete okumak beynin daha aktif kalmasını sağlıyor.
INTERNET: İnternette sörf, karmaşık sorunları çözme becerisini 2 kat güçlendiriyor.
KÖPEK: Evcil hayvan sahiplerinin kalp krizini atlatma olasılığı yüzde 12 yüksek.
KÖY YAŞAMI: Araştırmalar, kırsal kesimde yaşamanın ömrü uzattığını gösteriyor.
SİGARA: Sigarayı 30 yaşına kadar bırakmak hiç kullanmayanlar kadar uzun bir yaşam sağlıyor.
KARİYER: İşini severek çalışanlar 7 yıl daha uzun bir ömür sürüyor.
İNANÇ: Düzenli olarak ibadet edenler diğerlerine göre 5 yıl daha uzun yaşıyor.
Japonların sağlıklı ve genç kalmalarının sırları
Vücudunuzu toksinlerden arındırarak, yaşama yeni bir başlangıç yapmak için Japonlar gibi beslenme tarzını seçin. İşte Japonların yıllarca kilo almadan sağlıklı ve genç kalmalarının sırları...
Gözleriniz ile yiyin
Japonların yemek sırrı yavaş ve küçük parçalar şeklinde küçük porsiyonlarda yemek yemektir.. Yemeğinizi yavaş yediğinizde beyninizde tokluk hissi oluşur ve az yersiniz.
Aldığınız kaloriyi azaltmak size acı vermez. Ekstra bir yiyecek yemeden, çikolata, cips, bisküvilerin yerine meyve, sebze ve çorbaları tercih etmelisiniz.
Küçük porsiyonlar
Japonlar yemeklerini küçük tabaklar ve kâselerde almayı tercih ederler. Akşam yemeklerinde her şeyin azar azar tadına bakılır. Küçük porsiyonlarda yemek sağlıklı yaşama ve zayıf kalmalarında en önemli etkenlerden biridir.
Yapılan araştırmalara göre , büyük tabaklarda servis edilen yemekler bitirilmeye çalışıldığı için kilo almaya neden olmakta. Büyük tabaklar ile servis yapıldığında kişi % 45 daha çok yemek yiyebiliyor.
Bu sonuç hem iyi hem de kötü! Düşünmeden yenildiğinden dolayı kötü, yiyeceklerin değerini değiştirmenize yardımcı olduğu için de iyi haber. Daha az yemek yemeye de alışılabilir.
Temel besin kaynağı pirinç
Japon diyetinde pirincin büyük yeri vardır. Bir kişi günde 6 kezden fazla pirinç yiyebilir. Kahvaltı dahil olmak üzere hemen hemen her öğünde küçük bir kasede pirinç yenir.
Yağ oranı düşük, kompleks karbonhidrata sahip olan pirinç birkaç kalorinin yükselmesine sebep olabilir. Hamur işleri ve bisküviler göbeklenmeye neden olabileceğinden bunları tüketmeyi azaltmanız gerekmekte.Japonya’da; içeriğinde kalbinize yararlı yağlar bulunan pirinç, yağ eklenmeden sadece haşlanıp yenir.
Sebzeler lezzetlidir
Japonyada kadınlar haşlanmış, karışık sebzeleri yemekten çok hoşlanırlar. Kırmızı biber, kabak, taze fasulye, patlıcan, soğan, domates, yeşil biber, salata, havuç, ıspanak, pancar, şalgam, patates, mantar, deniz sebzeleri, patates gibi sebzeler beslenme alışkanlıklarında önemli yer tutar.
Bir öğünde en az 4-5 farklı sebze yemeği servis edilir. Hiç kimse sabah kahvaltısında salata yemenin veya çorba içmenin garip olduğunu düşünmez.
Ana yiyecek balık
Özellikle somon, tuna, sardalye, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı balıklar, kalp için faydalı omega-3 kaynağıdır. Japonlar dünyanın % 2’sini oluşturmalarına karşın dünya balığının % 10′unu tüketmektedirler.
Japonlar daha az kırmızı et tükettikleri için ve kırmızı etin sebep olabileceği hastalık risklerinden korunmuş olurlar.
Soya faydalıdır
Soya yetiştirilmeye ve tüketilmeye başladığından beri, kırmızı et kadar faydalı olduğu ancak daha az yağ içerdiği bilinmektedir. Bu sebeple Japon yemeklerinde daha çok soya yağı kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra soya, mayalanmış çorba olarak da tüketilmektedir.
Sağlıklı tatlılar
Japon tatlıları mevsim meyvelerinin karışımıdır. Dondurma ve kek gibi tatlı türlerini daha çok seven Japonlar, tatlının ardından bir fincan Japon yeşil çayı içmeyi ihmal etmezler. Sadece birkaç düzenleme ile Japon diyeti uygulayabilir ve daha sağlıklı yaşayabilirsiniz.
Öncelikle her yerde olan beyaz yerine, kahverengi pirinç tüketin. Sushi’yi tercih ederken 2-3 damla soya sosu ilave etmeniz yeterli olacaktır.
Kaynak:
E-Kolay.net
Bazı bilimadamları, coğrafi bölgenin bunda etkisi olduğunu düşünüyor. Örneğin, Japonya’nın Okinawa Adası, dünyada yaşları 100’ün üzerinde olan en çok insanın yaşadığı yer. Uzmanlara göre bunun nedeni, ada sakinlerinin Japon mutfağına özgü az yağlı ve sebze ağırlıklı beslenme alışkanlıkları. Ancak dünyanın birçok bölgesinde de yaşları 100’ün üzerinde olan insanlar yaşıyor.
Dünyanın saygın bilim kuruluşlarından İngiltere Beslenme Kurumu’ndan (British Nutrition Foundation), diyetisyen Dr. Elizabeth Weichselbaum 100 yaşını geçen insanlardan on tanesiyle bir görüşme yaptı. Ve nasıl bu kadar uzun yaşadıklarının cevabını bulmaya çalıştı.
İşte sonuçları:
1. BALIK
115 yaşındaki Danimarkalı Hendrikje van Andel-Schipper’a göre uzun yaşamasının sırrı her gün yediği ringa balığı ve içtiği bir bardak portakal suyu. Balık Omega 3 yağı bakımından çok zengin ve özellikle kalp ve damar hastalıklarını önleyici bir yapıya sahip. Portakal suyu ise vitamin C ve antioksidan bakımından zengin.
2. TAZE SEBZE
120 yaşındaki Arap asıllı İngiliz Mariam Amash, uzun ömürlü olmasını bolca sebze yemesine bağlıyor. Dr. Weichselbaum’un, günlük beslenme listemize çeşitli vitamin ve minareller içeren sebzeleri de dahil etmemiz şart. Sebzeler, kalp krizini önlüyor ve kansere karşı koruma sağlıyor.
3. ÇOK AZ ŞEKER
114 yaşındaki Japonyalı Mitoyo Kawate düzenli olarak geleneksel vanilyalı kek (şeker, su, tereyağ ve vanilyadan yapılan) yediğini söylüyor. Dr. Weichselbaum’a göre Kawate’nin uzun yaşamasına asıl sebep kek değil fakat düzenli olarak ancak kararında şeker tüketmesi.
4. AZ ALKOL
İskoçya’da 113 yaşında vefat eden Lucy d’Abreu, her gün zencefilli konyak içtiğini söyledi. Dr. Weichselbaum az tüketilen alkolün kalp krizi riskini azalttığını ama bunun yanında bazı kanser türlerinide tetiklediğini belirtiyor. Belki de Lucy’nin asıl sırrı zencefildi.
5. EGZERSİZ
Ukraynalı Hryhoriy Nestor’un en sevdiği yemek, ekmek arası atıştırma. Bol bol Lahana, patates ve balık da yediğini söyleyen Nestor, bunun yanında hiç evlenmediğini ve Ukrayna’daki çiftliğinde aktif bir hayat sürdürdüğünü ve çok hareket ettiğini söylüyor.
6. EKMEK
111 yaşına kadar yaşayan İngiliz Ada Mason’un torunu, annanesinin her öğünde bol bol ekmek yediğini söyledi. Mineral açısından zengin olan ekmek, uzun yaşamın nedeni olmasa da yardımcısı olmuş olabilir.
7. TAHIL
Her sabah bir İskoç geleneği olan yulaf lapasını yiyen 111 yaşındaki Annie Knight, uzun yaşamasını bu alışkanlığına bağlıyor. Dr. Weichselbaum göre ise yulaf lifli yapısıyla sağlığına çok yararlı.
8. TAVUK
114 yaşına kadar yaşayan Yukichi Chuganji fazla sebze yememesine rağmen uzun ömrünü her gün yediği haşlanmış tavuğa bağlıyor. Dr. Weichselbaum’a göre pilavın içinde vitaminler, minareller ve nişasta bulunuyor. Ama pilavla sebze de yemek gerekiyor.
9. PEYNİR
Kazakistan’da yaşayan Sakhan Dosova 130 yaşına daha yeni bastı ve dünyanın en yaşlı insanı olarak rekor kırdı. Tatlıdan uzak duran Dosova, bunun yerine bolca süzme peynir yiyiyor. Dr. Weichselbaum süzme peynirin diğer peynirlere nazaran daha az yağlı olduğunu ve kalsiyum açısından da zengin bir besin olduğunu söylüyor.
10. SÜT
116 yaşındaki Ekuadorlu Maria Esther uzun yaşamasının sebebinin içtiği keçi sütü olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre, süt kemiklerin içerdiği kalsiyum ile kemiklerin zedelenmesini ve güçsüzlenmesini önlüyor. Böylece, yaş geçse bile, insan daha dinamik ve sağlıklı bir yaşam sürebiliyor.
İngiliz The Sun gazetesi de, daha uzun ve sağlıklı bir ömür sürmenin “sosyal sırlarını” ortaya çıkarmak için yüzlerce bilimsel araştırmanın sonuçlarını inceledi. İşte 100 yaşına kadar yaşamak için diğer ipuçlar:
EVLİLİK: Kadınlara 2 yıl, erkeklere 7 yıl daha uzun bir yaşam vaat ediyor. Mutlu bir evlilik çiftlerin erken ölüm riski yüzde 27 azaltıyor.
ARKADAŞLAR: İyi bir arkadaş ortamı yaşam süresini yüzde 22 oranında artırıyor.
ÇOCUKLAR: Çocukları olan kadınların, 100 yıl yaşama şansı diğerlerine oranla 4 kat fazla.
GENÇ ANNE: Annesi 25 yaşın altında doğum yapan çocukların 100 yaşına kadar yaşama şansı 2 kat fazla.
CİNSEL YAŞAM: Düzenli bir cinsel yaşam ömre 7 yıl katabilir.
ANNEYLE İLİŞKİLER: Annenizle iyi anlaşmak alkolizm, tansiyon ve kalp hastalığı riskini azaltıyor.
STRES: Hayata olumlu bakmak kalp hastalığı riskini yüzde 50 azaltıyor. Ayrıca 100’ü devirme şansları 3 kat artıyor
KOMEDİ FİLMLERİ: Stres hormonu kortizol seviyesini düşmesine neden oluyor.
BULMACA: Düzenli olarak bulmaca çözenler daha uzun ve sağlıklı yaşıyor.
GAZETE: Her gün gazete okumak beynin daha aktif kalmasını sağlıyor.
INTERNET: İnternette sörf, karmaşık sorunları çözme becerisini 2 kat güçlendiriyor.
KÖPEK: Evcil hayvan sahiplerinin kalp krizini atlatma olasılığı yüzde 12 yüksek.
KÖY YAŞAMI: Araştırmalar, kırsal kesimde yaşamanın ömrü uzattığını gösteriyor.
SİGARA: Sigarayı 30 yaşına kadar bırakmak hiç kullanmayanlar kadar uzun bir yaşam sağlıyor.
KARİYER: İşini severek çalışanlar 7 yıl daha uzun bir ömür sürüyor.
İNANÇ: Düzenli olarak ibadet edenler diğerlerine göre 5 yıl daha uzun yaşıyor.
Japonların sağlıklı ve genç kalmalarının sırları
Vücudunuzu toksinlerden arındırarak, yaşama yeni bir başlangıç yapmak için Japonlar gibi beslenme tarzını seçin. İşte Japonların yıllarca kilo almadan sağlıklı ve genç kalmalarının sırları...
Gözleriniz ile yiyin
Japonların yemek sırrı yavaş ve küçük parçalar şeklinde küçük porsiyonlarda yemek yemektir.. Yemeğinizi yavaş yediğinizde beyninizde tokluk hissi oluşur ve az yersiniz.
Aldığınız kaloriyi azaltmak size acı vermez. Ekstra bir yiyecek yemeden, çikolata, cips, bisküvilerin yerine meyve, sebze ve çorbaları tercih etmelisiniz.
Küçük porsiyonlar
Japonlar yemeklerini küçük tabaklar ve kâselerde almayı tercih ederler. Akşam yemeklerinde her şeyin azar azar tadına bakılır. Küçük porsiyonlarda yemek sağlıklı yaşama ve zayıf kalmalarında en önemli etkenlerden biridir.
Yapılan araştırmalara göre , büyük tabaklarda servis edilen yemekler bitirilmeye çalışıldığı için kilo almaya neden olmakta. Büyük tabaklar ile servis yapıldığında kişi % 45 daha çok yemek yiyebiliyor.
Bu sonuç hem iyi hem de kötü! Düşünmeden yenildiğinden dolayı kötü, yiyeceklerin değerini değiştirmenize yardımcı olduğu için de iyi haber. Daha az yemek yemeye de alışılabilir.
Temel besin kaynağı pirinç
Japon diyetinde pirincin büyük yeri vardır. Bir kişi günde 6 kezden fazla pirinç yiyebilir. Kahvaltı dahil olmak üzere hemen hemen her öğünde küçük bir kasede pirinç yenir.
Yağ oranı düşük, kompleks karbonhidrata sahip olan pirinç birkaç kalorinin yükselmesine sebep olabilir. Hamur işleri ve bisküviler göbeklenmeye neden olabileceğinden bunları tüketmeyi azaltmanız gerekmekte.Japonya’da; içeriğinde kalbinize yararlı yağlar bulunan pirinç, yağ eklenmeden sadece haşlanıp yenir.
Sebzeler lezzetlidir
Japonyada kadınlar haşlanmış, karışık sebzeleri yemekten çok hoşlanırlar. Kırmızı biber, kabak, taze fasulye, patlıcan, soğan, domates, yeşil biber, salata, havuç, ıspanak, pancar, şalgam, patates, mantar, deniz sebzeleri, patates gibi sebzeler beslenme alışkanlıklarında önemli yer tutar.
Bir öğünde en az 4-5 farklı sebze yemeği servis edilir. Hiç kimse sabah kahvaltısında salata yemenin veya çorba içmenin garip olduğunu düşünmez.
Ana yiyecek balık
Özellikle somon, tuna, sardalye, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı balıklar, kalp için faydalı omega-3 kaynağıdır. Japonlar dünyanın % 2’sini oluşturmalarına karşın dünya balığının % 10′unu tüketmektedirler.
Japonlar daha az kırmızı et tükettikleri için ve kırmızı etin sebep olabileceği hastalık risklerinden korunmuş olurlar.
Soya faydalıdır
Soya yetiştirilmeye ve tüketilmeye başladığından beri, kırmızı et kadar faydalı olduğu ancak daha az yağ içerdiği bilinmektedir. Bu sebeple Japon yemeklerinde daha çok soya yağı kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra soya, mayalanmış çorba olarak da tüketilmektedir.
Sağlıklı tatlılar
Japon tatlıları mevsim meyvelerinin karışımıdır. Dondurma ve kek gibi tatlı türlerini daha çok seven Japonlar, tatlının ardından bir fincan Japon yeşil çayı içmeyi ihmal etmezler. Sadece birkaç düzenleme ile Japon diyeti uygulayabilir ve daha sağlıklı yaşayabilirsiniz.
Öncelikle her yerde olan beyaz yerine, kahverengi pirinç tüketin. Sushi’yi tercih ederken 2-3 damla soya sosu ilave etmeniz yeterli olacaktır.
Kaynak:
E-Kolay.net











